3 Kasım 2015 Salı

Kesit

     İnsanları tanımanın ne kadar zor olduğunu hepimiz biliriz ve bununla ilgili başımıza da pek çok olay gelmiştir ve pek çok insan karşımıza çıkmıştır.Buraya kadar normal yani bunlar olağan şeyler.Fakat, birini ya da birilerini tanıyıp sonra onlara karşı aynı hatayı yapmak nasıl bir aptallıktır.Şu dünyada başımızı derde sokan en büyük bela bana göre güvendir ya da başında gelir.Dönüp dönüp aynı yere gelmek içini kemirir bitirir insanı.Böyle bir çıkmaza girildi diyelim sonrasında ne yapmak lazım gelir düşünüp bulalım.Zor bir durum ve içinde dünya hayatını barındıran maddi sorun ve tedirginlikte mevcut.Yapılması gereken ilk önce o anki psikolojiden kurtulmaktır, yani moralli olarak güçlü durulmalı.Üzerinde ki gerçek hataları vicdanen kabul etmenin yanında dışa vurulmadan inkarcı bir tavır segilemeli.Bu doğrultuda, bulunulan ortama göre değişmekle birlikte ordakileri zayıf yönleri tespit edilip stratejik olarak yoğunlaşılmalı.Güvenmiceksin ama takıntı da olmayacak, ve her zaman açık bir kapı bırakacaksın.İster kaçış kapısı ister kalış kapısı ama bırakacaksın işte.
       Ne olursa olsun haktan hukuktan vazgeçilmezse mükafatı muhakktır.

1 Kasım 2015 Pazar

Söz uçar yazı kalır.10.04.2015

Yanlış yaptığının farkındaydı aslına bakarsan bunu bilen herkes bunun yanlış olduğunu biliyor ve ara ara uyarılarda alıyordu.O söylenenlere hak veriyor fakat yinede kendisini alıkoyamıyordu aşkın ateşinden elini ilk tuttuğunda herkes susmuştu kalbi elindeydi sanki terlediğini hissediyordu ve zorlanarak ve belli etmemeye çalışarak ojelerin güzelmiş kırmızıyı severim diyebildi o elini çekti göz göze geldiler utangaç bakışları rüzgarda savruldu ve konu kapandı kalbi onu görünce hızlanıyordu aklına gelse mutlu oluyordu bu yüzdendi sürekli gülmesinin nedeni ne zaman ki ümitsiz konuşma çalşsa onu susturur ve morali bozulurdu onu ççok sevmişti ama aşılamaz engeller vardı gerçek engeller bunlar keşke maddiyat olarak kalsaydı engel ama öyle bir şey değildi çocuk diildi ikisi de ama çocukça sevmişlerdi işte şhanett sebepleri ihanetti cezaları herkes sevdiğini zannettiyle yola çıkmıştı artık ilk önce o ayrıldı bu yasak aşktan ve daha az sevdiğini seçti daha sonra da kız ayrıldı daha az sevdiği ile evlendi o zman bi sçz istemişti kız eğer dedi eğer evlenemezsek sevgili beni sakın unutma ve görüşürsek eğer ve  oolursa olsun sarıl bana söz demişti o söz çok içten söyledi bunu her ikiside devam etti hayatrına fakat o tercih ettiği az sevdği kız onu terketti sevmediğini söyled, 2 yıl sonra. kısa zamanda kabullendi bizimlkki fakat bu kısa zaman çıok uzundu çetrefilliyldi bitrmeyecek sandı gerçek aşik sandı ve sonunda uyandı herkes herşey yalan verilen sözlerin yalan olduğunu daha önce anlamalıydı t3crübesiz diildi ama salaktı işte kısa zamanda farkına vardı değil iki yol oniki yıl da olsa savgiliylen söylnenen szlerin bir önemi yokktur ta ki söz nişan y a da düğüne kadar hepsi yalan herşey yalan birisini ciddiye aldığn zaman tanırsın düşünüyordu ihaneti kim kime yapmıştı. sevdiğine mi sevildiğine mi ikisi de aynıydı zaten ihanet başlangıçtaydı sonrası zaman kaybı koskoca bir zaman kaybı içi mutlulujka dolu hatırlanmaması gereken zaman kaybı  eğer ki hatırlanırsa acıdan başka biley olmayan aydınlık karanlıktan başkası diildi sonra tekrar süşündü herşey yalandı da bi birz mi gerçeğiz ded diildi tabi ama tutunacak bir dal arıyordu işte. o da yalandı bu da yala. Gelecekteki de yalan olacaktı şimdi ondan özür diliyordu bunu yaşamasaydı onu asla anlamayacakdtı kıskanmıyordu onu sadece iyi niyetlerini sunuyordu istiyordu. oona karşı aşk sevgi falan değilde bi  yakınlık vardı bir arkadaşça duygu işte bi tavla atabilirdi mesela..

Biraz Eleştiri

Ne zahmetlidir yare ulaşmak hep bir şüphe yok mudur?
Delicesine seversin ama yine de kavuşamama hissi sarar her tarafını kollarının arasında olsa dahi
kavuşamayanlar için söylüyorum.
bir gün gelir o veya bu sebepten bitmiştir birliktelik.
hayatını sorgulamaya bile başlarsın o dönemde, dünyadaki değişimden etkilenilmiştir belki de insanların iğrençleşmelerinden, insanlık sıfatından çıkılması belki ona da sirayet etmiştir.Erkeklerin duyguları akılların önündedir bunun tam tersi kadınlarda olduğundan çoğu kez mutsuzluğu da kadınlar getirr.çünkü birliktelik akıl işi değil yürek işidir kalpten gelir.Kişinn kimle evleneceği bellidir denir bunu da kader inancımıza bağlarız.Nerden çıktı şimdi bu diye düşünebilirsiniz.Şöyle açıklamaya çalışayım.Rabbimiz bize bir irade vermiş buna da iradei cüziye diyoruz.yani bizim seçimlerimizi anlatan bir kavram.şüphe yok ki biz irademizi hayrlı işlere sevk edersek Allah hayrı verir kötüyü seçersek de şerri verir bize, evlilik konusunda da eşimizi kendimiz seçeriz hayır ve şer konusu da kişinin vicdanına ve sonucunu düşünerek harekt etmesi lazımdır.Dua bu konuda unutlmaması gerekn bir istektir.Erkeğin duyguları çok güçlüdür ki geçmişten günümüze aşk efsaneleribe baktığımızda uğraşan didinen hep erkektir.Sanat açsından da erkekler açık ara öndedir.günümüzde ki şarkılara bakarsak da kaliteli olanlarn sözleri yine erkeklere aittir yaşanmışlklrı anlatr.
konumuzla bağlantılı olarak umrunda olmak terimine bakacak olursak yine farkederz ki kadnlar bizim umrumzdadır ve erkekler onların çıkarları doğryltsnda ve orannda umrnddrlar.Daha iyisini elde ettkleri veya düşündükleri anda umrlarnda olmazsnz.
çoğu kez erkekler sapık die adlandrlr doğruluk payı vardır.fakat bunda da ince bir çizgi vardır.bunn sebebi ise erkeklerin sex konusnda zaafı olması ve nefslerine hakim olamayşlardndır.aldatmalarının da birinci sebebi bu zaaflarıdır.oysa erkek duygusal manada bir kişiyi sever gerisi istek ve arzularının peşindn koşmasına bağlıdır.kadınlara gelrisek cinsellik onlarda erkeklernkndn daha ön plndadr fakat gizleyebilrler, kendinin farkında olan bir kadn bu istk ve arzusuna pek ala ulaşabileceğini bilir.
kötü düşünme kapasitesi de oldukça fazladr, hemcnslerini çekemzler ve akıl almaz planlar yapabilirler.
şunu söylemek zorunda hissediyorum kendimi kadınlar bnce erkeklere göre daha az akıllıdr.ya f arkertnz mi bir bayanla konuşrken sanki küçük çocuğa anlatr gibi anltmak zorunda kalıyorz.Anlamıyorlar .
böyle olmasa alışveriş konusundaki salaklıklarını övünerek söylemezlerdi.indirim kelimesini görseler hemen atlarlr mesela düşünmezler bu bana lazm mı die.
bi de anlamadğım ve şüphelerimn olduğu bir konu da 'kadınlara şiddet' acaba diyorm şiddettn hoşlanıyorlar mı çok saçma gibi fakat o kadar adam salak ta mı kadnlra şiddt uyguluyor kadnlrda hiç mi suç yok veya bunu isteyen kadnlr mı gerçekten tehlikeli bir soru?
eğer bu varsayım dığruysa bile bizler kendilerini dinini bilen insanlarz peygamber efendimizin hadsnde de belirttiği üzere onlar bize Allah'ın emanetleridir.ona göre harekt edilmeli ama yönetimi de ellerine vermemliyiz ki inş dünya ve ahiretimizi kazanalm.aksi takdrde eş ne kadar iyi olsa da onunda bir nefsi var ve dinimiz nasl bir hayat emrettyse ona göre yaşamalıyız.